Header Ads

erolkara.net"/

Heyecan had Safhada - Günler geçmiyor

EYUP SULTAN CAMİİ ÖNÜ

Umre için gün saymaya devam ederken kulaklarımız gelecek bir telefonu beklemekte. Umre öncesi kafile başkanı ve grup hocalarıyla, rehberlerimizle tanışmanın heyecanının yanısıra yapılacak toplantının merakı da içerimizde en az Haremeyn'e ulaşmanın heyecanı ile sürmektedir. Bu arada boş durmamaktayız ve kutsal yerleri gezmeye devam ediyoruz.


5 Haziran 2011 günü restarasyon nedeniyle kapalı olduğunu bilmemize rağmen ensarın en kıymetlisi İstanbulumuzun manevi bekçilerinden Eba Eyyup El Ensari hazretlerinin Eyüp Sultan
ilçesindeki türbesine gittik. Geçtiğimiz haftalarda diğer sahabeleri ziyaret etmiş , dönüşte yine uğradığımız bu kutsal yere bir kez daha gitme isteği gönlümüzde hasıl olunca kendimizi tutamadık. Ve yola koyulduk.

Eyüp Sultan'dayım. Medine'nin küçük bir kopyası gibi gördiğim avluda dolaşırken türbenin çevresini sarmış devasa sunta levhalar dikkatimi çekti. Her bir yanını suntalarla çevirmişler. Yine de yoğun bir ziyaretçi akını var. Suntaların önünde irili ufaklı gruplar elleri havada huşu içinde dua etmekteler. Bir kenara geçip duamızı yaptık. İkindi namazına 50 dakika kalmıştı. Güneşin altında avare dolaşacağıma camiinin içinde oturup hem tefekkür , hem zikir yapıp namazı beklerim düşüncesiyle içeriye girdim. Erkeklerin kullandığı alana giren başörtülü - başörtüsüz , uzun etekli , kısa etekli, yarı açık , tesettürlü  küçük büyük , sünnet elbiseli , şortlu insan kalabılığı.. Bir kaç ötede namaz kılan insanlar ve uğultu. Cami adabına yakışmayan ne kadar durum varsa 
EYÜP HZ TÜRBESİ RESTORASYONDA
avluda olduğu gibi içeride de aynı. Çok üzüldüğüm bu manzara karşısında ne kadar üzülsem de ön tarafa , mihrabın olduğu yöne ilerledim. Erken olduğu için bir kaç kişi vardı. Henüz yerime oturmuştum ki bir kişinin sohbet vermek için hazırlık yaptığını gördüm.


Buna sevinmiştim.
EYUP SULTAN CAMİ MİHRABI
Nasipte bir sohbetten yararlanmam da varmış. Hamd ederek yerime oturdum. Sohbeti dinlemekten, ilim sofrasında oturmaktan çok memnun olmuştum. Bu bir lütuf idi.

Orta yaşlı vaiz sohbet konusunun misafiri olduğumuz Ebu Eyyup El Ensari'ninin naklettiği hadisi şeriflerden birinden bahsedeceğini söyledi.

"Medine-i Münevvere’yi mübarek yapan burada bulunan Mecid-i Nebevi, Hücre-i Saadet, Ravza-i Mutahhara ve diğer mübarek mekânlardır. İşte Eyüp Sultan Camii’ni de aziz kılan ve cazibe merkezi haline getiren de burada yatan ve buraya adını vermiş olan Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretleridir." diye başlayan sohbet Hz. Eyubun bildirdiği hadisin açıklamalarıyla devam etti.
EYUP SULTAN CAMİ MİHRABI
''Müslüman kişinin kardeşi üzerinde yerine getirmesi gereken altı hakkı vardır. Bunlardan birini yapmadığı zaman, altı hakkından birini yerine getirmemiş olur: 1- Ona rastladığında selâm vermesi, 2- Onu yemeğe çağırdığı zaman dâvetine icâbet etmesi, 3- Aksırdığı zaman ona dua etmesi, 4- Hastalandığı zaman ona uğraması, 5- Öldüğü zaman cenazesinde bulunması, 6- Kendisinden nasihat ve yol göstermesini istediği zaman ona yol göstermesi" (Buhâri, el-Edeb, 134).Ebû Eyyûb'un ölüm döşeğinde şu hadisi rivâyet ettiği zikredilir; "Bir insan Cenâb-ı Hakk'a bir ortak koşmaksızın ruhunu teslim ederse, Allah onu cennete koyar."
DR. MEHMET EFENDİOĞLU
Sohbet ve namaz bitimi vaize yaklaşarak kendisini tanımak istediğimi söylediğimde kendisinin vaiz Dr. Mehmet Efendioğlu olduğunu söyledi. Kendisinin sahabeler konusu üzerinde pek çok araştırması olduğunu da daha sonra öğrendim. Vaizin sahabeler konusundaki yazdığı yazılarına http://kutsalemanet.erolkara.net/ sayfamızda yer vermiştik.

Evet, manevi bir hediye ile namazdan çıkarak evimizin yolunu tuttuk.

Blogger tarafından desteklenmektedir.