Paylaşmak Serbest

Rahatlatan Kontrol


Önceden verilen randevu gereği 20 Kasım 2009 günü lazerli operasyon sonrası kontrol için sabah 08.30 sularında Samatya Göz polikliniğine gittim. Muayene numaramı almak için. Danışmada bulunan ve işlerini güzel yapan ve birbirlerini adeta tamamlarcasına çalışan iki bayan görevli yerlerinde yoktu. ( Daha sonra görevli bayanlardan birinin farklı bir kuruluşa gittiğini, diğer çalışanın ayrı birimde çalışmaya başladığını öğrendim. ) 

Bankonun önünde bulunan sandalyeye oturdum. Beklemeye başladım. Ardım sıra birkaç hasta daha geldi. Yaklaşık 10 dakika bekledim. Az sonra 25 yaşlarında genç görevli gelene kadar bekleyen hasta sayımız 7 kişiye çıkmıştı. Kimliğimi ve kontrol kartımı vererek sıra numaramı aldım.
Muayene olacağım servisin önünde sıramı beklemeye giderken kartımı hasta bakıcıya verdim. Gözlerime damla damlattı. İlacın etkisiyle acıyan gözlerimle banklardan birine oturmak ve sıramı beklemek üzere ilerledim.
Ve bir yer bulup oturdum. Gözüm kapı üzerindeki ekranda sıramı beklemeye başladım. Bir yandan da diğer hasta ve yakınlarıyla göz rahatsızlığım, ameliyatım, onların durumları üzerine muhabbette başlamış oldu.


Ve sıram geldi.

Doktor Murat Uyar bey’in odasına Günaydın diyerek girdim. Güler yüzüyle “hoş geldiniz, buyurun oturun “ diye cevap verdiğinde inanın kırk yıllık bir dostun elektriği odayı kaplamıştı.
Oturdum. Her zamanki kibarlığıyla bir şikâyetim olup olmadığını sordu. Ara sıra kasılmalar ve seyrek olarak yanmanın dışında bir acı hissetmediğimi ancak görme konusunda iyimser bir şey söyleyemeyeceğimi ifade ettim. Bu tür bir ameliyat sonrası bunların olağan olduğunu, görmem konusunda kontrol için diğer servise gidip göz tansiyonu ve görme derecemim ne durumda olduğunu tespitini istedi.



Az sonra 4 nolu serviste Asistan Dr. Öznur İşcan Uzunlulu ‘nun yanına gittim. Doktorluğun ilk yıllarının heyecanı içinde olduğu ve seçtiği mesleğin memnuniyeti gözlerinin pırıltısından belli olan doktor sırasıyla tansiyon ve göz kontrollerimi yaptığında güler yüzüyle emsal ameliyat olanların içinde ilk kez bir hastanın %70 lere varan görmeye sahip olduğunu söylüyordu. Sevinmem gerekir miydi bilemiyorum ama doktor hanım retina dekolman ameliyatları sonrası görme imkânının %10 larda seyreden hastaların çokluğuna işaret etti. Ameliyat sonrası gözlerimin görme derecesinin sevindirici olduğunu söyledi. Bir yandan da gözüme takılan merceklerle karşımdaki tablolardaki işaretlere bakıyordum. 1 – 7 – 3 rakamları önümde dalgalanıp durduğu için kesin görmeden söz edemiyordum. Silikonun varlığı bu şekilde görmeme neden oluyormuş?
Raporları alarak ve memnun edici sözlerine teşekkür ederek odadan çıktım. Tekrar Murat Uyar beyin odasının önünde beklerdim. İçerideki hasta çıkınca ben girdim. Doktor bey tabureye oturttuktan sonra getirmiş olduğum sonuçlara baktı. Doktor Öznur İşcan’ın verdiği olumlu tepkiyi kendisi de verdi. Çok iyi durumda olduğumu, bu ameliyat sonrası görmemin hayret edilecek şekilde olduğunu söyledi. ( ŞİFA ALLAHU TEALANIN kudretindedir ) İçimden rabbime teşekkür ederken, böylesi bir doktorun eline düşmemin de şans olduğunu düşünüyordum. Murat bey, gerçekten işinin ehli, titiz bir insan…

Doktor bey bugün ideal hasta-doktor ilişkisi içinde idi. Bana retina, göz yuvarlığı, dekolmana uğrayan insanların çok geç olarak doktora geldiklerini böyle bir durumda geç kalınmalar olduğunda hastanın körlükle karşı karşıya kalabileceğini, bendeki sonucun çok nadir görüldüğünü anlattı. Duvarda bulunan posterler üzerinden hastalığımın ne kadar hassas olduğunu tane tane anlattı. İnanın o an karşımda hayal ettiğimi İDEAL BİR DOKTOR vardı ve buna rastladığım içinde Allaha hamd ettim. Keşke yaşamın her anında doktor-hasta ilişkisi daima böyle sıcak olsaydı. Devletin bir hastanesi öylesine değişmiş ki ta dış kapıdan sizi karşılayan görevlilerin ve uyarı levhalarının yol gösteren yaklaşımı sağlık alanında bir devrimdir.

Murat bey, kontrollerini yaptıktan sonra bir gözlük vereceğini söyledi. Böylece topal bir insanın yürümesi gibi gören gözlerim gözlükle daha sağlıklı görebilecekti. Gözlerimde ilaç olması nedeniyle gözlük alma muayenesi için 3-5 gün sonra göz doktoruna gitmem gerektiğini söyledi. Bu arada göz tansiyonum yükselmiş olduğunun tespitini de yaptı. Tansiyon için COS… adlı ilacı verdi. Günde 2 kez bir damla olarak ve sürekli kullanacağım bu ilacın adını tam yazmamamın nedeni bu yazıyı okuyanların etkilenmemesi içindir. Bu ilaç göz tansiyonumun yükselmesini engelleyecekti. Tansiyonumun düşük olduğu bir anda gözlük için doktora gitmemi önerdi.
Bu arada retinanın çok ince bir doku olduğunu, silikonun alınışı sırasında zedelenme ve bu zedelenme sonucunda başa dönme, görmeme gibi bir riskin olduğunu da belirtti. Ocak ayına randevu veren doktorum bu zaman zarfında iyileşme olur, gözlükle de sorun olmazsa istersem silikonun alınıp alınmamasına dahi beraberce karar vereceğimizi söyledi. Ben işi ehli bilir kuralını iyi bildiğimden bu durumda takdirin kendisine ait olacağını, kendisine güvendiğimi söyledim
Daha önce de yazdım. İstanbul Samatya Araştırma Hastanesi Göz servisi Dr. Kadir Eltutar’ın harika ekibi ile ideal bir durumdadır. İşini bilen, mütevazı, insana saygılı harika bir ekibin başında olduğu için Sayın Eltutar’ı bir kez daha kutluyorum.
Ocak 2010 ayında tekrar gelmek üzere ve doktoruma bir kez daha teşekkür ederek, rahatlamış ve umutlu bir gönülle oradan ayrıldım.
Allahu Teala cümle hastalara şifa versin derken bu tür doktorların sayısının artmasını nasip etsin

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest